“NETA ARMA” ismini yalnızca bir marka olarak değil, bir anlayışın temsilcisi olarak görüyoruz.
Denizcilik terminolojisinde NETA; düzenli, güvenli, temiz ve muntazam olmayı ifade ederken, ARMA ise aidiyeti, temsili ve köklü değerleri simgeler. Bu iki kavram, şirketimizin üretim anlayışını en doğru şekilde tanımlayan temel yapı taşlarını oluşturur.
Ben Fuat Şimşek.
NETA ARMA YAPI’nın kurucusu olarak, yıllar önce babam Nihat Şimşek tarafından temelleri atılan AVCIOĞULLARI İNŞAAT geleneğinin içinden yetiştim. Yaklaşık 25 yıllık üretim geçmişine sahip bu yapı kültürü; yüzlerce metrekare yaşam alanı, çok sayıda konut ve ticari yapı üretimiyle güçlü bir tecrübeye dönüştü.
Zaman içerisinde biz, yalnızca yapı üretmenin ötesine geçmek; daha zamansız, daha karakter sahibi ve daha huzurlu yaşam alanları oluşturmak isteyen bir anlayış geliştirdik. Özellikle pandemi sonrası değişen yaşam alışkanlıklarıyla birlikte; müstakil yaşam, doğayla temas ve konfor odaklı projelere yöneldik.
NETA ARMA YAPI da tam olarak bu vizyonun sonucu olarak doğdu.
Bugün NETA ARMA; köklü bir geçmişin disiplinini, modern mimari yaklaşım ve teknik altyapıyla birleştiren yeni nesil bir yapı markasıdır. Üretim anlayışımızın merkezinde; güven, sağlamlık, huzur ve zarafet yer alır. Her projeye yalnızca teknik bir yapı olarak değil, içinde yaşam kurulacak bir alan olarak yaklaşırız.
Bizim için “anahtar teslim“ yalnızca bir hizmet modeli değildir.
Süreci A’dan Z’ye sahiplenen, detayları titizlikle yöneten, üretimin her aşamasında sorumluluk alan bütüncül bir anlayıştır. Gösterişten uzak ama güçlü, estetikten ödün vermeyen ama işlevselliği önceleyen bir yaklaşım…
NETA ARMA YAPI; ticari kaygıyı değil, doğru üretimi merkeze alan bir anlayışın temsilidir.
Yaptığı her projeyi kendi yaşamı gibi sahiplenen, üretirken vicdanını ve kalite anlayışını ön planda tutan bir ekip tarafından şekillenir.
Bugün ortaya koyduğumuz her yapı; yalnızca bir proje değil, yıllara dayanan bir kültürün, güvenin ve yaşam anlayışının yansımasıdır.
Çünkü biz, insanların sadece içinde yaşayacağı değil; kendini huzurlu hissedeceği alanlar üretmeye inanıyoruz.
